Tesettür Giyimin Modasını Erenköy Belirler

Moda 79

jaade tesettür giyim

Çünkü kıyafetin hem gösterişsiz hem şık hem de tesettüre uygun olması gerekiyor. Üç özelliği bir araya getirmek deveye hendek atlatmaktan daha yorucu bir süreç. Tasarımcıların çoğu da başörtülü kadınların halinden anlayamıyor, bu nedenle ortaya absürt kıyafetler çıkıyor.

Çünkü ‘kapalı kadın’ deyince akıllarına şöyle bir tip geliyor: Upuzun ve bol etekli, üzerinde yerlere kadar sürünen dümdüz bir pardösü ve başını tuhaf bir şekilde bağlayan salaş bir kadın. Aslında böyle düşünülmesinde örtünen kadınların da büyük rolü var. Rüküş olmaktan, uyumsuz-uygunsuz giyinmekten ve tektipleşmekten kurtulamıyorlar. O halde bu kadınlar nasıl giyinecek, onların haline kim tercüman olacak? Maalesef kalitesi ve özgün tasarımıyla tesettür giyimde marka olmayı başaran firma sayısı çok az. Olanlar da kıyıdan köşeden sessizce işlerini sürdürüyor. Mesela pek çok kadının farkında olmadığı Jaade, hem trendleri takip eden hem de orijinal tasarımlar çıkaran bir marka.

HEP YÜKSEK GELİR GRUBUNA ÜRETTİK

Aslında 12 yıllık bir firma. 1997 yılında kurulmuş. Ama hem sahibi hem de kıyafetlerin tek tasarımcısı Saadet Üstüner, ön planda olmayı sevmediği için geride durmuş. Bugüne kadar ne bir katalog hazırlamışlar ne de boy boy kıyafetlerin sergilendiği bir internet sitesi. Saadet Hanım, bu durumu şöyle açıklıyor:

“Bizim hitap ettiğimiz çok özel bir çevre var, bizi bilen grup gelir, gelir seviyesi yüksektir. Hep bu kesime hitap edecek kalitede çalıştım. Kaliteden hiç ödün vermedik.”

Jaade’nin marka olma süreci oldukça ilginç. Üstüner, “Muhafazakâr erkeklerin, şık giyinebilecekleri markalar çok, ancak onların eşleri yani başörtülü kadınlar ya da başörtülü olmayıp daha kapalı giyinmeye özen gösteren kadınların istedikleri gibi kıyafetleri bulacakları yerler çok azdı. Beyler eşlerine ’sen de en iyisini al, giy’ diyor ancak kadınlar bulamıyordu. Pek çok müşterimden bu sözleri duydum. Paramız var ama istediğimiz kıyafetleri, tasarımları bulamıyoruz diye dert yanıyorlardı. Bu serzenişlerinde haklıydılar da. Tesettür namına yapılan şeyler hoş değildi. Onların ihtiyaçlarına cevap vermek için markama hep yatırım yaptım, başarılı oldum.” diye anlatıyor bu dönemi. Jaade’nin İstanbul’da üç, İzmit ve Adapazarı’nda birer mağazası var. Erenköy’deki mağazası ana merkez. Çünkü tüm tasarımlar yan apartmanın alt katında açılan atölyede Saadet Hanım’ın yönetiminde yapılıyor. Diğer mağazalar Florya ve İkitelli Deposite AVM’de.

Müşterileri arasında belediye başkanları eşleri, bakan eşleri, üst düzey bürokrat eşleri, ileri gelen sanayici ve işadamlarının eşleri olan Jaade, geleceğin öne çıkan markalarından biri olacak. Jaade için tesettürlü kesimin Harvey Nichols’ı diyenler bile var.

  • Eşinin ısrarıyla tasarıma başlamış

1965 doğumlu olan Saadet Hanım, 20 yıldır Yavuz Üstüner’le evli. Bir oğlu bir de kızı var. Adapazarlı varlıklı bir ailenin kızı olan Üstüner’in tasarım konusundaki tek eğitimi giyim öğretmenliği okuması. Bu işe de eşinin zoruyla 31 yaşındayken atılmış. Hikâyesinin devamını kendisi şöyle anlatıyor: “

1996 yılında oğlumun tahsili için İstanbul’a taşındık. Eşimin ısrarıyla bu işe başladık. Beni her zaman çok yetenekli ve zevkli bulurdu. Kendisi Adapazarı’nda ticaretle ilgileniyordu. Jaade’yi kurarken ‘bana 2-3 yıl destek ol, sonra ben devam ederim’ diyerek ikna etti. Başta çok zorlandım. Ama kazandığım dostlarım, arkadaşlarım ve sosyal çevrem beni işin içine daha da çekti. Ben mutfakta yani üretim planlamanın başındayım, eşim markanın finans işleri ve mağazalarla ilgileniyor.”

İlk başlarda kişiye özel tasarım yaparak iş hayatına atılan Saadet Hanım’ın tasarımları ve titizliği onun kalburüstü kesim tarafından fark edilmesini sağlamış. Zaten pek çoğu arkadaşı ya da aile dostları. Talep artınca az sayıda seri üretime geçmeye karar veren Üstüner, “Terzi gibi değil, konfeksiyon mantığıyla çalışıyordum. Bir provayla işi bitiriyordum. Müşterilerimin üzerine kendimden başka hiçbir çalışanıma toplu iğne dahi taktırmadım. Hâlâ kendim keser, prova eder, diker ve öyle teslim ederim. Bu bir ekip işidir ama özel tasarımları kimseye emanet etmem.” diyor.

  • Başörtüsündeki abartı bütün şıklığı yok eder

Saadet Üstüner’in, tasarım yaparken mutlaka uyguladığı bazı kriterleri var:

Başörtülü veya değil her kadın şık olmayı arzu eder. Biz Jaade olarak onların en şık ve zarif kıyafetleri hak ettiklerini düşündüğümüz için onlara en güzelini hazırlamaya çalışıyoruz.

Bizim müşterimiz; Harvey Nichols, Barbery, Beymen’in müşterisidir. Ama bu markalar onların istediklerini tam olarak karşılayamıyor. Eksiklerini biz tamamlıyoruz.

Beymen Akademi ödüllü tasarımcılarla da çalıştım, ama onlar başörtülü kadını giydiremiyor. Uzun etek giyen, bol giymesi gerek bir kadın olarak kafasında canlandırıyor tesettürlü kadını ve dolayısıyla ortaya absürt kıyafetler çıkıyor. Piyasayı tanımıyorlar.

Modacılar, örtülü kadınları resmen karikatür haline getiriyor. Dekolte bir elbise diksin ama kapalı bir elbise yapmaya kalkışmasınlar. Kendilerine bilgi ve tecrübelerine çok saygı duyuyorum ama bizi anlamaları zor. Örtünmesi gereken ince noktalar var, tasarımcılar bunu fark edemiyor.

Başörtülü olmayan çok kadın müşterimiz var, ancak onlar kısa etek, dekolte bluz vs. gibi kıyafetleri tercih etmiyor. Biz daha çok onlara hitap ediyoruz.

En çok sevdiğim tasarımım 2004 Atina Olimpiyat Oyunları’nın açılış törenine katılan Özleyiş Topbaş için hazırladığım kostüm olmuştur. Olimpiyat renkleri ve halkalarıyla hazırlamış olduğum başörtüsü, olimpiyat konseptine uygun kostümü çok şıktı. O yıl İstanbul’da aday şehirler arasındaydı. Üzerinde İstanbul olimpiyat armasının olduğu başörtüsü de ayrıca hazırlandı.

Bizde pardösü yoktur, kap vardır. Çünkü kadınlar eskiden beri kendilerine dayatılan o pardösüleri giymeye mecbur edilmiş.

Tasarımlar arasında en zoru kap yapmak. Estetiği yakalamak inanılmaz zor.

Eşim Kafkas kökenli. Onların sülale adı Jaade’ymiş. Hırçın, tuttuğunu koparan anlamına geliyor.

Para kazandık ama atölyeye yatırım yaptık. Makineler, bilgisayar programlarını güçlendirdik. Ancak şimdi bir marka olarak ortaya çıkmaya hazırız.

Umre ve hac koleksiyonu da yapıyorum. Özel tatil kıyafetleri; ütü istemeyen, yollarda buruşmayan, terletmeyen kıyafetler… Sıcak yaz kıyafetleri deniyor onlara. Bahçe, havuz kıyafetleri de var.

Koleksiyonlarım genellikle altı parçadan oluşur. Bu altı parçanın içinde uzun kap (yani pardösü), ceket, tunik, pantolon ve 2 farklı model etek bulunur. Örneğin bu sene truvakar kol çok moda. Truvakar kollu bir ceketin mutlaka uzun kollu tamamlayıcı bluzunu hazırlarım. Pantolon kullanan hanımlar için vücut hatlarını örtecek şekilde çeşitli üst gruplar tasarlarım.

Biz koleksiyonu sürekli zenginleştiriyoruz. Sezon başında koleksiyon hazırlayıp bırakmıyoruz. Tasarımlarımda bone kullanmam. Denizi çok sevmeme rağmen haşemayla yüzülmesine karşıyım.Biz Müslüman kadınlarız, herşeyi yapmak zorunda değiliz.

Kaynak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

All rights reserved to YeniSezonu.com